---- Sponsorlu Baglantilar ---

Osmanlı Devletinin çöküş nedenleri (İç ve Dış Nedenleri ) Maddeler Halinde

---- Sponsorlu Baglantilar ---

---- Sponsorlu Baglantilar ---

Osmanlı Devletinin çöküş ( Yıkılış ) nedenleri (İç ve Dış Nedenleri ) Maddeler Halinde ve Kısaca Sizlere açıklamak istiyoruz. Konu Anlatımımız ödevlerinizde yararlı olacak biçimde hazırlanmıştır.

------ Sponsorlu Reklamlar -----

Osmanlı Devletinin çöküş nedenleri nelerdir , Osmanlı devletinin çöküş sebepleri

------ Sponsorlu Reklamlar -----

Osmanlının çöküşü , neticeleri itibariyle yanlızca Ülkemiz açısından değil bütün dünya tarihi için önemli bir olaydır . Türk hâkimiyet anlayışından meşruiyetini alan taht mücadeleleri Osmanlı tarihi bünyesinde de defalarca görülmektedir . Artış dönemine dolaylarında Osmanlıda cereyan eden taht kavgaları umumiyetle ayrıyeten kuvvetli ve liyakatli olmuş olan hanedan üyelerinin tahta geçmesini sağladığından , neticeleri devletin büyüyüp genişlemesine katkıda bulunmuştur . Bunun Için rağmen Yıldırım Bayezid’in Ankara Savaşı’nda Timur’a yenilmesiyle başlayan ve tarihimizde ” Fetret Devri ( 1402 – 1413 ) ” olarak adlandırılan kardeş kavgaları , kesinlikle Osmanlı fetihlerinin gecikmesine sebep olmuştur . Fatih Sultan Mehmet , kardeş kavgalarının önünü almak için populer kanunnamesinde ” nizâm – ı âlem için kardeş katli ” nin vacip olduğunu bildirmesi , meselenin ne dolaylarında ciddî olduğunun bir işaretidir . Devletin bekası ve nizâm – ı âlem için kardeşin bile gözden çıkarılması , aslına bakarsanız eleştiri edilecek değil , onay edilecek bir özveri örneğidir . Bunun Için rağmen Cem Sultan ve Yavuz örneklerinde görüldüğü bunun için benzeyen taht mücadeleleri devamı etmiştir . Tekrardan bu mücadeleyi önlemek maksadıyla I . Ahmet , ” ekber ve erşef evlât ” , yani büyük ve yetişkin oğulun sultan olması usulünü getirmiştir . Ancak bu usul de istenen neticeyi vermeyecektir . Bilhassa gerileme çağındaki taht mücadelelerine hanedan haricinde , yeniçerilerin ve devşirme asıllı vezir ve paşaların da karışması devlet otoritesini ve nizamı ayrıyeten da bozmuştur .

osmanliamlemi

Yeniçeri Ocağı , saray ve haremin nüfuz mücadelesine girmesi kimi gün genç yaşta , ehliyetsiz şehzadelerin kukla sultan olmasıyla kimi gün , dirayetli ve cesur sultanların katliyle neticelenmiştir .

Türk devletlerinde alplik ( gazi – erenlik ) , bilgelik ve erdem hükümdarların en büyük özelliklerindendir . Türk hükümdarı cihan hâkimiyetini tesis için kendi fetihlere iştirak eder ve üstelik ordunun en ön safında savaşır . Nedeni Ise o her açıdan milletinin lideridir . Nitekim Alparsan Malazgirt’te kefenliğini giyerek ön safta savaşmıştır . Kuruluş ve artış çağında Osmanlı padişahları kendi seferlere dahil olmuştur . Kanuni’nin 46 senelik hâkimiyet çağında , ömrünün çoğunu at üzeri seferlerde geçirdiği bilinmektedir . Kanuni’nin ölümünden bir sonra bu gelenek ağır ağır terk edilmeye başlamış , IV . Murat bunun için benzeyen istisnalar haricinde , padişahlar seferlere çıkmadığı bunun için benzeyen , devlet işlerinin görüldüğü divana da birçok katılmamışlardır .
Padişahların halktan kopması , sefere ve divana çıkmaması , devlet idaresinde vezirlerin ağırlığının artmasına sebep olmuştur . Nitekim XVI . yüzyılın sonlarından bu yana kuvvet ve nüfuzunu müspet yönde kullanan vezirler Osmanlı Devleti’nin sınırlarını muhafaza etmesini sağlayabilmişlerdir . Bu daimî olmayan başarılar , padişahlardan ziyade vezirlere mâl edilmiştir . Sokullu devri ya da Köprülüler devri bunun için örnektir . Vezirlerin gücünün çoğalması arasında , taht mücadelesine benzeyen bir mücadelenin başlamasına da sebep olmuştur . Nüfuzunu kötüye kullanan bir takım devşirme asıllı vezirler , ihanete varan uygulamalara girmiş , Rüstem Paşa bunun için benzeyen vezirler rüşvet ile iş görür olmuşlardır .

Osmanlı padişahlarının kısmen de olsa terk ettiği yetki ve yetkilerini üstlenen merkezî bürokrasinin rüşvet , suiistimal ve adam kayırma bunun için benzeyen , bu erken de yabancısı olmadığımız unsurlarla bozulması , devletin gerileme dönemine girmesine yol açacaktır . XVIII . yüzyıldan bu yana geleneksel bir askerî ve idarî eğitimden iştirak eden ” ehl – i seyf ” ten atanan vezirlerin yerini , ” ehl – i kalem ” e bırakması , yani malî ve idarî bürokrasinin yürütme ( sadaret ) görevini üstlenmesi beklenenin aksine bozulmayı durduramamıştır . Koyu bürokrasi , XVIII . yüzyılda gerçekleştirilmeye çalışılan askeri , idarî ve malî düzenlemelerden arzu edilen neticeyi alamadığı bunun için benzeyen , çöküşü de hızlandıran bir unsur hâline gelmiştir .

1 – Coğrafi keşiflerle ticaret yolları taraf değiştirince Osmanlı toprağından geçtiğimiz ipek ve baharat yolu önceki önemini kaybetti . Bu statü refahını bu ticaret yollarına borçlu durumda olan Anadolu kent yaşamının sönmesine neden oldu ve ticaret hayatını olumsuz yönde etkiledi .

2 – Yepyeni keşiflerle sınırsız hammadde kaynaklarına ve yeraltı yeraltı maden bolluğuna kavuşan Avrupa’da altın ve gümüş bolluğunun getirdiği arz artışı Osmanlı ülkesindeki hammadde ve buğdayın bu kıtaya doğru akmasına yol açtı . Bu statü Osmanlı el sanatlarını hammadde darlığına soktu , yemek sıkıntısı oldu . Kıymetli yeraltı yeraltı maden sıkıntısına düşen Osmanlı Devleti miras birimi  olan Akçenin ayarını düşürmek zorunda kaldı . 100 dirhemden 269 Akçe kesen Osmanlı üç . Murad devrinde 100 dirhemden 950 Akçe kesmek zorunda kaldı .

3 – Ekonomideki en yıkıcı etkiyi kapitülasyonlar yapmıştır . Devletin kuvvetli olduğu aşama siyasi miras sağlamak amaçlı yanlızca Fransa’ya verilen bu imtiyazlar fazladan bir an öncelik olarak bir an önce sonra yükümlülük şekline dönüşünce devletin istismarı amaçlı fırsat oldu .

4 – 1838 Balta limanı Antlaşmasıyla yabancıların ticaret kısıtlaması kaldırıldı . Gümrük duvarını kaldıran bu antlaşma pahalı olmayan Avrupa mallarını Osmanlı pazarlarına doldurdu .

5 – Avrupa’nın mali sermayesi 1854 de ilk borç antlaşmasıyla girdi . Edinilen borçlar mevduat olarak değerlendirilmedi . Savaşlara ve gösterişe harcanınca hükümet faizlerini dahi ödeyemez oldu . Sonuçta alacaklı devletler 1881 de Duyun – u Umumiye kurarak Osmanlı Devletinin tüm gelir kaynaklarına el koydular .

6 – Uygun Fiyatlı dengelerin bozulması yönetimde , hükümet kurumlarında sosyokültürel yapıda da tesirli olmuş gerileme zamanı başlamıştı . Mutlakiyet sebebiyle padişahların kişilikleri bu aşamada mühim unsur olmuştur . Yönetimdeki yetki boşluğu , bayanların , ulema ve saray ağalarının ön plana çıkmasına , taht kavgalarına neden vermiştir .

7 – Merkezden ayrılmak istemeyen veliahtlar merkeziyetçi idaresi üç kıtaya yayılan imparatorlukta yönetim aksaklıklarına neden oldu . Yer yer çıkan celalı isyanları bu bozulan gidişin ilk ayak sesleri olmuşsa da merkezde kimse bunu farklılık edecek vaziyette değildi .

8 – Önceleri gelişmek sonraları sınırları muhafaza etmek amaçlı yapılmış olan bütün savaşlar büyük kayıpları da eşliğinde getirmiştir . Bol ganimetle dönülmeyen savaşlar ekonomiyi iyice bozduğu bunun amaçlı benzer çalışacak nüfusun savaşta erimesi , birey gücü potansiyelinin savaşlarda kaybedilmesi , üretici yaş grubunun tükenmesine neden olmuştur .

9 – Tımar sisteminin bozulması hem bir bir ekonominin hem bir bir de ordunun gücünü zayıflatmış , ateşli silahlar sipahilerin önemini azaltmış , maaşlı askerler hazineye yük getirmiştir .

10 – Milliyetçilik hareketleri Osmanlı topraklarında hayatını sürdüren azınlıklar üstünde aksi etki yapmış , Sirp Yunan isyanları devleti uzun süre yormuştur .

11 – Avrupa’nın Osmanlı Devletinin farklı yerlerinde açtıkları okullar bilim adamı yetiştirmekten ziyade kültürlerini dağıtım ve yerleştirmek amaçlı kullanmaları devletin yetişmiş birey gücü potansiyelini iyi kullanamamasına neden olmuştur .

Bilgi Media & Vikipedi Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi



Editorun Tavsiye Ettigi Benzer Konu Başlıkları


Konu Bilgileri :
Osmanlı Devletinin çöküş nedenleri (İç ve Dış Nedenleri ) Maddeler Halinde admin tarafından 7 Ekim 2013 tarihinde eklenmiştir.
Etiketler:,
Osmanlı Devletinin çöküş nedenleri (İç ve Dış Nedenleri ) Maddeler Halinde isimli bu konuyu >> Google'de Ara - BlogSearch'te Ara - Buzzzy'de Ara - Twitter'da Ara - Bing'te Ara

Sende Yorum Yaz